NEBİHA YÜCEL’DEN BİR ZİNCİRBEND ŞİİR


Osman AYTEKİN

Nevşehir Derinkuyu ilçesi Suvermez köyünde halk şairleri yetişmiş ve yetişmektedir. Aşıklık geleneğini yaşatan şairler arasında Aşık Halil, Aşık Mehmet, Efe lakaplı Hasan Tunca öne çıkmışlardır. Günümüzde ise Ahmet İslamoğlu, Nebiha Yüksel Yücel, Yılmaz Özdemir farklı alanlarda da olsa Türk şiirine katkılar sunmaya devam etmektedirler.
Özellikle Aşık Mehmet, diyar diyar gezmiş ve gördüklerini yaşadıklarını şiirleştirmiştir. Suvermez ve civar getirmiştir ve geçim sıkıntılarını büyük bir ustalıkla saz çalarak ve söyleyerek dile getirmiştir. Şiirlerinde Derinkuyu ve çevresindeki halkın yaşamlarından kesitler sunmuştur.
Nebiha Yüksel Yücel şiirde farklı temalara yönelse de halk aşık tarzında şiirler yazmaya devam etmektedir. Bu alanda kitaplar çıkarmış, şiir dışında anılarını, öykülerini kaleme almış ve roman da yazmıştır. İlkokul mezunudur ancak şiirdeki çabası nedeniyle şevkle yazmayı sürdürmektedir.
Nebiha Yükse Yücel Halk edebiyatı kapsamında zaman zaman zincirbend yani zincirleme şiirler de yazmaktadır. Bir şairin bir önceki dörtlüğün bitiş kelimesi, takip eden dörtlüğün ilk kelimesini veya mısra başını oluşturması da bir yetenek gerektirir. Aşağıdaki şiirinde Nebiha Yüksel Yücel’in başardığını görmekteyiz.
Şiirin ilk dörtlüğünde Hakk’a inanan, Kur’an’ı rehber edinen bir insanın aklı selim, korkusuz ve ilim irfan sahibi olacağını vurgulamıştır:
Hakk yol İslam olan korkusu olmaz
Olmaz aklı selim olmazsa Kur’an
Kur’an rehberimiz hem de kılavuz
Kılavuz rotamız ilim ve irfan

İkinci dörtlükte gönlü kutsallaştırır ancak bu durum ne kadar doğrudur tartışılabilir ancak gönlü kutsal mabetle birleştirir ve hemhal eyler. Arifleri örnek alınmasına işaret eder:

İrfan dolsa gönül denen o kutsal
Kutsal mabedimiz içinde hemhal
Hemhal olup alsak dersi ilmihal
İlmihali Ariflerden okusan

Şair, diğer kıtalarda; nerede ne okumak, görmek, güzel söylemek, güzel bakmak, edepli olup nerede ne yapacağını ve yapamayacağının bilincini dizelerine taşır.
İbret almak, haddini dolayısıyla kendini bilmek, zira “kendini bilen Rabbini bilir/ Rabbini bilen kendini bilir düsturuyla insanın kendisini merkezine koymak, vecd ile hikmete yol almak şiarını hayata geçirmenin derdinde bir bakış tarzıyla bu şiiri yazdığını düşünmekteyiz.
Bu zincirbend şiirler ilgili bir eleştirimiz aynı anlama gelen cümleleri başka dörtlüklerde de kurmamasıdır. İlk kıta ile altıncı kıtada aklı selim tekerrür etmiştir. Pekiştirmek maksadıyla da olsa eş anlamlı cümleler kurmak mümkündür. Örnek olarak “sağduyu”, sakinlik, sakin düşünce, dengeli hareket etmeyi çağrıştıran cümleler kurulabilirdi. Bir diğer eleştirimiz ise doğru olan şair Nebiha Yükse Yücel’in mahlası Yüksel’i son kıtada kullanmasıdır.
Şair, bir ses avcısıdır, kelime hazinesi geniş olmalıdır. Şiirleri özgün olmalıdır. Tekrara düşmemelidir. Halk şiiri bir Allah vergisidir. Her şair olan şiir yazabilir ancak güzel şiir yazmak da bir cevher, bilgi ve yürek gerektirir.
Nebiha hanıma başarılar diliyoruz.

Okusan alemi gören gözlerle
Gözler görmüyorsa leziz sözlerle
Sözlerini tartıp kutlu yüzlerle
Yüzüne diline bir perde koysan

Koysan merkezine ibret kendini
Kendini dağıtma bilsen haddini
Haddini aşmadan kibir seddini
Seddin yıkıp gönül köprüsü kursan

Kursan gönüllere zümrütten mabet
Mabedin içinde eyler ibadet
İbadet süsleri takva ve hikmet
Hikmete erenler yolunda dursan

Dursan bir kenarda arı yükselim
Yükselim gör kendin bak aklıselim
Aklıselim düşün yıkmaz gam yelim
Yellerle savrulup kevsere katsan

Katsan yarenleri hu halkasına
Halkaya oturup dursa yanına
Yanında erenler ar sırasına
Sırasına varıp sevgiye çıksan

Nebiha Yüksel Yücel 26.01.26

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir